Üşenmemek

İşini seven ve bu doğrultuda kendini geliştirmek isteyen arkadaşlara tek bir tavsiyem var: merak!

Meraklı olun, meraklı olmaktan korkmayın. Çevrenizde size tuhaf gözle bakabilir, gereksiz işlerle uğraştığınız yönünde eleştirebilirler. “bu senin işin değil ki!” veya “görende babanın işi sanacak” diyenlerde çıkacaktır. Bırakın onlar at gözlüklerini takarak çalışmaya devam etsinler. Bu şekilde davranmalarının temel sebebi “işi daha iyi yapabilmek adına kendilerini geliştirmek” yerine, “yapılsın da nasıl yapılırsa yapılsın” anlayışıdır. 

Bir işle alakalı merakınız; o işi anlamanızı, o işte uzmanlaşmanızı, üreteceğimiz çözüm önerilerini ve potansiyel riskli alanları öngörebilme yeteneğinizin temelini oluşturur.

Eğer ufak bir firmada çalışıyorsanız, işe dair çoğu süreçleri uçtan uca götürecek çok eleman olmayabileceği için bir sürü teknik akışı sizin üstlenmeniz beklenebilir. Ancak büyük kurumsal firmalarda bu süreçler daha keskin sınırlarla ayrılmıştır. Böyle firmada çalışıyorsanız ve Sizden beklenen müşterinin ihtiyacını analiz edip, yazılım veya operasyon ekibine uygun şekilde anlatmak, nitelendirmek ise; sadece bu bu işi yapmaya odaklanmayın.

·         Siz analiz ettikten sonra yazılım bu analizi ne yapıyor?

·         Nasıl yorumluyor, nerede kafası karışıyor.

·         Sizin yazdığınız nasıl anlıyor,  nasıl bir çözüm üretiyor?

Vakit yaratın ve yazılımcı arkadaşınızın çağırmasını beklemeden yanına gidin, birlikte bakmayı teklif edin. O anda bir şeyle İlgileniyorsa, merak edin sorun. Geliştirmeyi yaptığı yazılımın veya ortamın özelliklerini, zayıf ve güçlü yönlerini öğrenmeye çalışın. Belki paralelde sizin ilgileneceğiniz bir işle ilgili başka bir geliştirme yapıyordur. İşi anlamaya çalışır, kendi yapacağınız konu ile alakalı arkadaşınızı gelecek taleplere hazırlayabilirsiniz. Belki sizin söyleyecekleriniz üzerine üretilecek çözüm ikinize de vakit kazandıracaktır.

Şirketinizde operasyon ekipleri ile çalışıyorsanız, tıpkı yazılım ekipleriyle olduğu gibi yakın olmaya çalışın. İş hayatı çoğunlukla streslidir. Çoğumuz günlük harala gürele içerisinde ister istemez gereksiz yere geriliriz. Birlikte çalıştığınız ekiplerin iş yoğunluklarını ve günlük rutin işlerini bilmek, onları anlamak noktasında size avantaj sağlar.

Bir ihtiyacı analiz ederken, üretilecek çözümde açıkta kalabilecek noktaları önceden kestirmeniz, operasyon ekiplerine getireceği yükü öngörebilmeniz sadece sizi değil, pek çok kişinin stresinden bir parça azalmasını sağlayacak, hem de size olan güveni pekiştirecektir.

Çalıştığınız kurum büyük bir organizasyon ise ve sorumluluklar belirli gruplar arasında paylaştırılmış ise, bir sorun çıktığında çoğunlukla pinpon topu gibi mailler atılmaya başlanır. Biz şurasına baktım problem yok, siz dersiniz bizde burasında baktık problem yok, başkası falanca yerine bakar vs… Problem uzar da uzar, çözüm gecikir de gecikir. Bu durumda sadece talep sahibini bekletmezsiniz de, talep sahibinin gözünde itibarınızı (sadece sizin değil, tüm organizasyon olarak da) düşürürsünüz, size olan inancının da azalmasına sebep olur. Bu durumun gideceği son nokta, iş biriminizin analitik zekâya sahip adamları işe alması ve ihtiyaçlarını kendi bünyesinde karşılamaya başlaması olacaktır. Ben buna merdiven altı IT diyorum. Genelde bir sure sonra bu arkadaşlarla kendinizi ukalalık boyutunda tartışmalarda bulabilirsiniz.

Peki, durumda insiyatif alması gereken yine analist mi olmalı? Herkesin fikri kendine, ancak benim fikrimi sorarsanız, bir analist olarak insiyatif kullanması gereken kişinin analist olduğunu. Düşünüyorum. Analist rolünü sandığınızdan daha geniş bir konu aslında. Genelde büyük organizasyonlarda iş 3 e ayrılır: analiz, yazılım, operasyon (bazı organizasyonlarda kendi içerisinde tasarım ve yazılım olarak da ayrılabilir). Benim fikrim: iyi bir analistin tüm bu süreçlere hâkim olması gerektiğidir. İyi bir analist yazılım süresinde belirlenen altyapının veya tasarımın ileride getirebileceği sıkıntıları da değerlendirebilmelidir. Çünkü iş büyüyor temas halinde olan, devam eden veya gelecek büyük projeleri bilen, iş birimlerinin vizyonunu, neler yapmak istediklerini, nelere önem verdiklerini bilen kişi genelde analistler olur. Yazılım tasarım ok, ancak operasyonu hakkında da bilgisi olması işin sağlıklı veri ürettiğinden emin olması gerekir.
Sürekli Sorun çıkaran, her gün farklı sonuç üreten, hataya çok müsait bir işin başarısızlığı işin sahibi olarak görülen size yıkılır. O yüzden iyi bir analist olmak istiyorsanız, insanları yönlendirmeyi bilmeniz gerekir. Bu benim işim değil diyebilirsiniz. Zaten ben bu sizin işiniz demedim. Ancak iyi bir analist bunların hepsinden anlamalı ve doğru insanları sorunun çözümüne dâhil edebilecek yetkinlikte olmalı dedim, yorum sizin…

 

Post a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.